
Hantavirüs nedir, panik yapmalı mı?
Son günlerde dünya genelinde yeniden gündeme gelen hantavirüs vakaları kamuoyunda endişeye neden olurken, uzmanlar mevcut tablo için “küresel panik” gerektirecek bir durum olmadığını vurguluyor. Özellikle kruvaziyer gemisi bağlantılı vakaların ardından yeniden dikkat çeken hantavirüsle ilgili değerlendirmelerde bulunan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün yeni ortaya çıkan bir hastalık olmadığını söyledi.
Yaklaşık 70 yıldır bilinen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında tanımlandığını belirten Çetinkaya, virüsün adını Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden aldığını ifade etti. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle hastalığın tanımlandığını aktaran Çetinkaya, günümüzde de temel bulaş yolunun kemirgen teması olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlara göre hantavirüs, çoğunlukla fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşıyor. Özellikle uzun süre kapalı kalan depo, ahır, kulübe ve benzeri alanların temizliği sırasında risk artabiliyor.
Hantavirüsün toplumda en çok merak edilen yönlerinden biri olan insandan insana bulaş konusunda da açıklama yapan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaş beklenmediğini belirtti. Ancak Güney Amerika kökenli “Andes” tipi bazı hantavirüs türlerinde yakın temasla bulaş görülebildiğini ifade etti.
Hastalığın iki farklı klinik tabloyla ortaya çıkabildiğini söyleyen Çetinkaya, Avrupa ve Doğu Asya’da görülen tiplerin daha çok böbrekleri etkileyerek böbrek yetmezliğine yol açabildiğini, Amerika kıtasındaki türlerin ise akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle seyreden daha ağır tablolara neden olabildiğini kaydetti.
Belirtilerin çoğu zaman grip ile karıştırılabildiğini belirten uzmanlar, yüksek ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrısı, öksürük, mide-bağırsak şikayetleri, koyu renk idrar ve bazı vakalarda ciltte döküntülerin görülebileceğini ifade ediyor. Özellikle düşmeyen ateşin önemli belirtilerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.
Türkiye’de hantavirüs vakalarının nadir görüldüğünü belirten Çetinkaya, 2009-2025 yılları arasında toplam 336 vakanın bildirildiğini ve 16 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Uzmanlar, mevcut durumda dünya genelinde doğrulanmış yaygın bir hantavirüs salgını bulunmadığını, ancak küresel hareketlilik nedeniyle sağlık otoritelerinin süreci dikkatle takip ettiğini belirtiyor. En önemli korunma yöntemleri arasında kemirgenlerle temastan kaçınmak, kapalı alan temizliğinde maske ve eldiven kullanmak ile hijyen kurallarına dikkat etmek yer alıyor.






