
Türk hastaya yasak, yabancı hastaya serbest mi? Sağlıkta “öncesi-sonrası” görüntülerinin hukuki sınırı
Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini düzenleyen yeni yönetmelik, hasta görüntülerinin kullanımına ilişkin önemli kurallar getiriyor. Yurt içi tanıtımlarda hasta görüntülerinin kullanımına açık rıza, teknik ve içerik şartları getirilirken; uluslararası sağlık turizmine yönelik, yurt dışını hedefleyen ayrı platformlarda farklı tanıtım imkanları tanınıyor. Ancak bu durum, yabancı hastaların görüntülerinin sınırsız şekilde kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Sağlık kuruluşları ve hekimlerin özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda kullandığı “öncesi-sonrası” fotoğrafları, sosyal medyada en çok tartışılan sağlık tanıtımlarının başında geliyor. “Türk hastanın görüntüsü kullanılamazken yabancı hastanın görüntüsü kullanılabilir mi?” sorusu ise sağlık turizminin büyümesiyle birlikte daha da önem kazanıyor.
12 Kasım 2025 tarihli ve 33075 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, sağlık meslek mensupları, özel sağlık kuruluşları ve uluslararası sağlık turizmi aracı kuruluşlarının tanıtım faaliyetlerini düzenliyor. Yönetmelik, yurt içi tanıtımlar ile uluslararası sağlık turizmine yönelik tanıtımlar arasında önemli bir ayrım getiriyor.
Yurt içinde temel kural: Reklam yasak
Yönetmeliğin 5. maddesine göre sağlık hizmetlerinin sunumunda açık veya örtülü reklam yapılması ve yaptırılması yasak.
Tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin tıbbi deontoloji ve meslek etiğine uygun olması, yanıltıcı nitelik taşımaması ve hastayı doğrudan veya dolaylı biçimde belirli bir sağlık kuruluşuna ya da sağlık meslek mensubuna yönlendirmemesi gerekiyor.
Hasta veya yakınlarının sağlık hizmetine ilişkin teşekkür ve memnuniyet ifadelerinin de reklam amacıyla kullanılmasına izin verilmiyor. Ayrıca yurt içi tanıtımlarda ücret, indirim, kampanya ve promosyon bilgilerine yer verilemiyor.
“Öncesi-sonrası” görüntülerinde açık rıza şartı
Yönetmeliğin 7. maddesi, hasta görüntülerinin kullanımına ilişkin özel kurallar getiriyor.
Hastaya ait görsel içeriklerin kullanılabilmesi için hastanın kendisinin, küçük veya kısıtlı olması halinde ise veli ya da vasisinin açık rızasının alınması gerekiyor. Bu rıza yazılı veya elektronik ortamda alınabiliyor. Ancak rıza verilmesi tek başına yeterli değil.
Hasta, paylaşılacak görüntüyü önceden görme hakkına sahip. Ayrıca verdiği görsel paylaşım iznini daha sonra herhangi bir şarta bağlı olmaksızın geri çekebiliyor. Sağlık kuruluşu veya sağlık meslek mensubu da bu talebi derhal işleme almakla yükümlü.
Fotoğraf üzerinde oynama yapılamıyor
Öncesi-sonrası görüntülerinde teknik şartlar da mevzuatla belirlenmiş durumda.
Yönetmeliğe göre fotoğraf ve videolar gerçeğe aykırı şekilde hazırlanamaz; görüntüler üzerinde sonradan teknolojik değişiklik veya düzeltme yapılamaz.
Dahası, tıbbi işlem öncesi ve sonrası görüntülerin aynı ortam ve teknik şartlarda alınması ve görüntülerde işlem tarihi ile görselin görüntülendiği tarihin belirtilmesi gerekiyor.
Paylaşılan görüntünün gerçek hastaya ve ilgili sağlık meslek mensubuna ait olup olmadığı da belirtilmek zorunda.
Ameliyat sırasında çekilen görüntülere izin yok
Mevzuat, tıbbi müdahale, girişim veya ameliyat esnasındaki hasta görüntülerinin paylaşılmasına izin vermiyor.
Ayrıca genel ahlaka aykırı biçimde vücudun mahrem bölgelerine ilişkin görüntüler de paylaşılamıyor. Görselde, yapılan işlemin detayları veya işlem yapılan vücut bölgesiyle ilgisi olmayan görüntü ve ifadelerin kullanılmasına da izin verilmiyor.
Bir diğer önemli sınırlama ise etkileşim özelliği. Paylaşılan görsellerin yorum, beğeni ve yeniden paylaşım gibi kullanıcı etkileşimlerine kapatılması gerekiyor.
Peki yabancı hastada durum değişiyor mu?
İşte tartışmanın en önemli noktası burada başlıyor.
Yönetmeliğin 8. maddesi, uluslararası sağlık turizmine yönelik tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri için özel hükümler getiriyor.
Buna göre Bakanlık tarafından verilen yetki belgesi kapsamında uluslararası sağlık hizmeti sunan sağlık tesisleri ve aracı kuruluşlar, belirli şartları yerine getirmeleri halinde yurt dışına yönelik ayrı sosyal medya platformları veya internet siteleri üzerinden tanıtım yapabiliyor.
Bu platformlarda sağlık turizmi kapsamında hizmet verildiğinin açıkça belirtilmesi şartıyla, Türkçe dışındaki resmî dillerde sponsorlu tanıtım ve bilgilendirme yapılmasına da izin veriliyor.
Yabancı hasta demek otomatik serbestlik demek değil
Burada kritik ayrım, hastanın vatandaşlığı değil, tanıtım faaliyetinin niteliği ve hedef kitlesi.
Yönetmelik, Türkiye’de yaşayan kişilere yönelik talep oluşturmaya dönük sağlık turizmi tanıtımını yasaklıyor. Sosyal medya reklamlarında hedef kitlenin yurt içi seçilmesine izin verilmiyor ve otomatik hedef kitle tanımlamalarının kapatılması gerekiyor.
Dolayısıyla yalnızca hastanın yabancı olması, görüntünün her platformda ve her şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor. Tanıtımın gerçekten yurt dışına yönelik olması gerekiyor.
Yurt dışına yönelik görsel reklamlarda farklı düzenleme
Yönetmeliğin 8. maddesi, uluslararası sağlık turizmi hizmeti sunan sağlık tesislerinin yurt dışına yönelik oluşturduğu internet sitesi veya sosyal medya platformlarında, belirli şartlarla sponsorlu görsel içerik yayınlayabilmesine imkan tanıyor.
Bunun için hedef kitlenin yurt dışı olarak belirlenmesi, otomatik hedef kitle tanımlamalarının kapatılması ve içeriğin genel ahlaka aykırı olmaması gerekiyor.
Ayrıca sağlık turizmi hizmeti sunan sağlık tesislerinin tanıtım faaliyetlerinde “HealthTürkiye” logosunu kullanması zorunlu. Sağlık turizmi yetki belgesinin de ilgili internet sitesi veya sosyal medya platformunda yayımlanması gerekiyor.
Hasta hikâyesi ve yorumu için yine açık rıza gerekiyor
Uluslararası sağlık turizmi bakımından dikkat çeken bir diğer düzenleme ise hasta hikâyeleri, yorumları ve teşekkür ifadeleriyle ilgili.
Sağlık tesisleri, yurt dışına yönelik internet sitesi veya sosyal medya platformlarında; hasta mahremiyetine, genel ahlak kurallarına ve hasta haklarına uymak ve hastanın açık rızasının alındığını belgelemek şartıyla tedavi gören hastaların hikâyelerine, hasta yorumlarına veya teşekkür ifadelerine yer verebiliyor.
Dolayısıyla “Yabancı hasta olduğu için fotoğrafını kullanabiliriz” şeklinde bir yaklaşım mevzuata dayanmıyor. Açık rıza ve diğer koşulların yerine getirilmesi gerekiyor.
#Yabancı hastanın imzaladığı belge gerçekten ne ifade ediyor?
Sağlık turizminde ayrıca rıza belgesinin anlaşılabilirliği önem taşıyor. Hastanın görüntüsünün hangi amaçla kullanılacağı, nerede yayımlanacağı ve kullanım kapsamının ne olduğu konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor.
Özellikle yabancı bir hastaya Türkçe hazırlanmış bir belge imzalatılması halinde, hastanın belgenin içeriğini gerçekten anlayıp anlamadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Rızanın geçerliliği açısından hastanın neye izin verdiğini anlayabilmesi kritik önem taşıyor. Bu nedenle yalnızca “Hasta imza attı” yaklaşımı yerine, verilen iznin kapsamının açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulması gerekiyor.
Türkiye’deki izin, başka ülkede otomatik olarak geçerli değil
Uluslararası sağlık turizmi tanıtımlarında bir başka önemli başlık ise reklamın hedeflendiği ülkenin hukuku.
Türkiye’deki mevzuat kapsamında yapılmasına izin verilen bir tanıtımın, reklamın gösterildiği başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu kabul edilemez.
Bu nedenle uluslararası kampanyalarda Türkiye’deki sağlık mevzuatının yanı sıra hedef ülkenin sağlık reklamları, tüketicinin korunması ve kişisel verilerin işlenmesine ilişkin kurallarının da değerlendirilmesi gerekebilir.
Kural ihlalinin yaptırımı var
Yönetmelik yalnızca kuralları belirlemekle kalmıyor; aykırılıkların denetlenmesine ve yaptırım uygulanmasına da imkan tanıyor. Sağlık Bakanlığı ve il sağlık müdürlükleri; basın, sosyal medya platformları ve internet sitelerindeki tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini düzenli olarak tarayabiliyor. Yönetmeliğe aykırı tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin tespit edilmesi halinde ilgili mevzuat kapsamında idari yaptırımlar uygulanabiliyor.
Mesele “Türk hasta-yabancı hasta” ayrımı değil
Mevzuat birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu tablo çıkıyor: Türk hastanın görüntüsü tamamen yasak, yabancı hastanın görüntüsü tamamen serbest şeklinde bir kural bulunmuyor.
Yurt içi tanıtımlarda hasta görsellerinin kullanımına açık rıza ve ayrıntılı teknik şartlar getiriliyor. Uluslararası sağlık turizmine yönelik yurt dışı hedefli tanıtımlarda ise ayrıca düzenlenmiş bir alan bulunuyor ve belirli şartlarla sponsorlu görsel tanıtıma izin veriliyor.
Ancak bu istisna; sağlık turizmi yetki belgesi, yurt dışı hedefleme, ayrı internet sitesi veya sosyal medya platformu, hasta mahremiyeti, açık rıza, hasta hakları ve diğer mevzuat hükümlerine uyulması gibi koşullara bağlı.
Bu nedenle sağlık kuruluşları açısından doğru soru, “Hasta Türk mü, yabancı mı?” değil; “Bu görüntü hangi amaçla, hangi platformda, hangi hedef kitleye ve hangi rıza kapsamında kullanılıyor?” olmalı.
Başka bir ifadeyle, sağlık turizminde yabancı hastanın görüntüsüne ilişkin düzenleme bir serbestlik değil, özel şartlara bağlanmış bir tanıtım rejimi getiriyor.






