Yapay zekâ ve otomasyon küresel iş gücünü nasıl dönüştürüyor?

Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, yapay zekâ ve ileri otomasyon teknolojilerinin küresel iş gücünü yalnızca sayısal değil, niteliksel olarak da dönüştürdüğünü belirterek, bu sürecin resmî istihdam verilerine henüz tam yansımayan “sessiz dijital işsizlik” riskini beraberinde getirdiğini söyledi.

Vatansever, istihdam rakamları korunurken görevlerin ve yetkinliklerin giderek algoritmalara devredildiğine dikkat çekerek, klasik işsizlik tartışmalarının ötesinde, mesleklerin içeriden dönüşümünün ele alınması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) verilerine göre yapay zekâ, küresel ölçekte istihdamın yaklaşık yüzde 40’ını etkileyebilir. Gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60’a kadar çıkabileceğini belirten IMF, etkinin büyük ölçüde doğrudan iş kaybı değil, iş tanımları ve görev dağılımlarındaki değişim şeklinde ortaya çıkacağını öngörüyor.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ise küresel istihdamın yaklaşık yüzde 28’inin yüksek otomasyon riski altında olduğunu bildiriyor. OECD, bu riskin kısa vadede kitlesel işten çıkarmalardan ziyade rol ve sorumluluk dönüşümü yoluyla gerçekleşebileceğine işaret ediyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile NASK tarafından hazırlanan küresel endekse göre, dünya genelinde işlerin yaklaşık yüzde 25’i generatif yapay zekâ kaynaklı dönüşüm riski taşıyor. ILO, bu sürecin çoğu durumda işlerin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmediğini, ancak işin içeriği ve gerekli becerilerin köklü biçimde değiştiğini belirtiyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) “Future of Jobs 2025” raporunda da yapay zekânın meslek tanımlarını, beceri gereksinimlerini ve kariyer yollarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor. Raporda, iş kaybı tartışmalarından çok iş dönüşümünün öne çıktığı ifade ediliyor.

Uzmanlara göre bu dönüşüm, günlük iş pratiklerinde de hissediliyor. Analist, muhasebeci, editör ve idari uzman gibi unvanlar korunurken; raporlama, veri sınıflandırma ve ön analiz gibi görevlerin giderek yapay zekâ destekli sistemler tarafından üstlenildiği görülüyor. Bu durum, çalışanların istihdamda kalmasına rağmen karar alma ve üretim süreçlerinden uzaklaşma riskini artırıyor.

Türkiye açısından bakıldığında, beyaz yaka istihdam oranının görece yüksek olması ve yapay zekâ yatırımlarının hız kazanması, söz konusu dönüşümü daha kritik hâle getiriyor. Uzmanlar, sürecin ekonomik etkilerinin yanı sıra motivasyon kaybı, aidiyet zayıflaması ve mesleki kimlik erozyonu gibi sonuçlar da doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Değerlendirmelerde, yapay zekânın istihdam üzerindeki etkilerinin tekil raporlar yerine görev, yetkinlik ve karar alma süreçlerindeki yapısal değişimlerle birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor. İstihdam rakamları korunurken mesleklerin içeriden dönüştüğü bu sürecin, orta ve uzun vadede belirleyici bir yapısal mesele hâline geldiği ifade ediliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu