Akdeniz Kent Konseyleri Birliği: “Türkiye Avrupa’nın çöp sahası değildir”

Akdeniz Kent Konseyleri Birliği, son dönemde Akdeniz kıyılarında artan plastik kökenli atıklar ve mikroplastik kirliliğine ilişkin dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. Birlik Başkanı Nurhan Özcan imzasıyla yapılan açıklamada, Türkiye’nin Avrupa’nın plastik atık yükünü taşıyan bir ülke haline gelmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanırken, plastik atık ithalatının derhal durdurulması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada; “Son dönemde Akdeniz kıyılarında görülen plastik kökenli atık ve parçacıklar, denizlerimizdeki mikroplastik kirliliğini yeniden bütün açıklığıyla gündeme getirmiştir. Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak bu kaygı verici gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Bu sorun yalnızca sahillerimizin görüntüsünü ve turizmi etkileyen mevsimsel bir kirlilik değildir. Deniz ekosistemini, biyolojik çeşitliliği, balıkçılığı, gıda zincirini ve halk sağlığını tehdit eden bölgesel bir krizle karşı karşıyayız. Dünya Sağlık Örgütü, insanların mikroplastik ve nanoplastiklere gıda, su ve hava yoluyla maruz kalabildiğine dikkat çekmektedir. Sağlık üzerindeki etkilerin bütün boyutları henüz araştırılıyor olsa da bilimsel belirsizlik, tedbir almamak için gerekçe olamaz.

Denizlerimizdeki mikroplastik kirliliği tartışılırken uluslararası plastik atık ticareti görmezden gelinemez. Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği, 2023 yılında birlik dışındaki ülkelere yaklaşık 1,3 milyon ton plastik atık göndermiş; Türkiye bu atıkların yüzde 22’sini alarak ilk sırada yer almıştır. Üstelik bu miktara Birleşik Krallık’tan gönderilen plastik atıklar dâhil değildir.

2026 yılında yayımlanan bilimsel araştırmada ise Adana’daki plastik geri dönüşüm tesislerinin aşağısında bulunan sulama kanallarındaki mikroplastik yoğunluğunun, üst bölgelerdeki değerlere göre 132 kata kadar yükseldiği belirlenmiştir. Bazı noktalardaki mikroplastik akışının saatte 5,3 milyar parçacığı aştığı; geri dönüşüm faaliyetlerine özgü plastik pelet ve parçacıkların tesislerin aşağısından alınan örneklerde bulunduğu ortaya konulmuştur. Bu kanalların Seyhan Nehri üzerinden Akdeniz’e ulaşması, meselenin yalnızca bir kentin değil bütün Akdeniz havzasının sorunu olduğunu göstermektedir.

Bu bulgular, Akdeniz kıyılarında son dönemde karşılaşılan kirliliğin doğrudan ithal plastik atıklardan kaynaklandığını tek başına kanıtlamamaktadır. Ancak Avrupa’dan getirilen plastik atıkların işlendiği tesislerin, bu tesislerden gerçekleşen atık su deşarjlarının, nehirler yoluyla denize taşınan parçacıkların ve ithal edilen atıkların nihai akıbetinin bilimsel araştırmalara mutlaka dâhil edilmesi gerekmektedir.

Geri dönüşüm adı altında yürütülen hiçbir faaliyet; havamızı, toprağımızı, su kaynaklarımızı ve denizlerimizi kirletme hakkı vermez. Avrupa ülkelerinin kendi tüketimleri sonucunda ortaya çıkan plastik atıkları başka ülkelere göndererek çevresel sorumluluklarını devretmeleri kabul edilemez. Türkiye, Avrupa’nın çöp depolama ve bertaraf alanı değildir. Akdeniz de uluslararası atık ticaretinin bedelini ödemek zorunda değildir.

Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak Adana Kent Konseyi, Çukurova Kent Konseyi, Seyhan Kent Konseyi ve başta Doğu Akdeniz’deki kent konseyleri olmak üzere bölgedeki paydaşlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz.

Açık çağrımızdır;
• Plastik atıkların ithalatı derhal durdurulmalı
• Plastik geri dönüşüm tesislerinde mikroplastik filtreleme sistemleri zorunlu hâle getirilmeli; atık sular düzenli ve bağımsız biçimde analiz edilmelidir.
• Akdeniz kıyıları, akarsu ağızları ve sulama kanallarından su, sediment ve canlı örnekleri alınarak kirliliğin kaynağı bilimsel yöntemlerle belirlenmelidir.
• İlgili bakanlıklar, kıyı belediyeleri, üniversiteler, kent konseyleri ve meslek kuruluşlarının katılımıyla bölgesel bir izleme ve müdahale mekanizması kurulmalıdır.

Akdeniz yalnızca ekonomik bir değer veya turizm alanı değildir; yaşayan bir ekosistem, ortak yaşam alanımız ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur. Akdenizzarar görürse turizmle birlikte balıkçılık, gıda güvenliği, kıyı yaşamı, ekonomi ve halk sağlığı da zarar görür.

Akdeniz Kent Konseyleri Birliği olarak bilimsel çalışmaların takipçisi olacak, Akdeniz havzasındaki kent konseyleriyle dayanışmayı büyütecek ve gerekli kamuoyu baskısını kararlılıkla oluşturacağız.
Avrupa kendi çöpünün sorumluluğunu üstlenmeli, Türkiye’nin ve Akdeniz’in geleceği atık ticaretine kurban edilmemelidir. Çünkü Akdeniz’in yaşaması, hepimizin yaşaması demektir.” denildi.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu