Kemal Okuyan: “CHP gerçeklerini siyasal ve ideolojik zeminde anlatacağız”

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP ile ilgili açıklama yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “hukuken” CHP’nin başında olmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirtti. Okuyan, bu sürecin AKP tarafından gerçekleştirilen bir “atama” işlemi olduğunu, kendi meşruiyeti zedelenmiş bir partinin siyaset alanını tasarlama girişimlerinin bu sürece ortak olanların da meşruiyetini sıfırladığını ifade etti.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada siyasi partilerin iç dinamiklerine dışarıdan müdahale edilmesinin toplum tarafından mahkum edildiğini söyleyen Okuyan, CHP tabanının bu “operasyonu” kabullenmeyeceğinin açık olduğunu belirtti. TKP Genel Sekreteri Okuyan, iktidarın diğer partilere yön verme çabasının siyaset alanının daraltılması isteğinin yanı sıra “ideolojik-kültürel bir sorun” olarak “her şeyin sahibi olma dürtüsü” olduğuna işaret etti.

Kılıçdaroğlu’nun partiyi yönetmekten ziyade CHP’yi yönetilemez hale getirmek yönünde adımlar attığını belirten Okuyan, “Biz CHP gerçeklerini siyasal ve ideolojik zeminde halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken, Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkanı olarak görmemiz mümkün değildir.” dedi.

Kemal Okuyan’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Türkiye Komünist Partisi’nin Özgür Özel ve arkadaşlarına, bir bütün olarak CHP’ye dönük değerlendirmeleri ortadadır. Hiçbir ideolojik, siyasal yakınlığımız olmadığını her defasında tekrarlamak durumunda değiliz. Ayrıca kimseye kefil de olmayız. Ancak…

Şu anda “hukuken” CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkan olarak kabul etmemiz de, yalnız bugün değil gelecekte de imkansızdır.

Bu “atama” işlemi iktidar olanakları kullanarak bir başka parti tarafından gerçekleştirilmiştir. AKP diğer partileri doğrultu ya da yönetici tayin edemez. Kendi meşruiyeti bu kadar zedelenmiş bir partinin siyaset alanını tasarlama girişimleri, bu girişimlere ortak olanların da meşruiyetini sıfırlar.

CHP tabanının bu operasyonu kabullenmeyeceği açıktır. Bir siyasi parti programı, örgütsel yapısı ve toplumsal ağırlığı ile bir bütündür. Daha önce birçok adımı kendi partisinin tabanındaki hoşnutsuzluklara rağmen dayatıp yoluna devam eden Kılıçdaroğlu’nun bu defa şansı yoktur. 

Bizi en fazla ilgilendiren ise siyasi partilerin iç dinamiklerine müdahalenin önünü tamamen açan bu uygulamanın toplum tarafından kararlılıkla mahkum edilmesidir. Bu büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Protesto gösterilerine katılımın az ya da çok olmasının bu aşamada bir önemi bulunmamaktadır.

AKP, medyasından vekiline, bürokratından trolüne başka partilere akıl ve yön verme konusunda kendini kaybetmiş durumdadır. Yandaş köşe yazarları sürekli olarak muhalif parti ve siyasetçilere not vermektedir. Burada siyaset alanının daraltılması isteğinin yanı sıra kadar ideolojik ve kültürel bir sorun da vardır. Her şeyin sahibi olma dürtüsü iktidar için artık bir davranış kalıbı haline gelmiştir. CHP tabanının bunu kabullenmemesi iyi bir şeydir.

İlginç olan, AKP’nin diğer partileri kendisine benzetmeye çalıştıktan sonra kendi alanında beliren rakiplerden şiddetle rahatsız olmasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenler bu açıdan çok öğreticidir. 

Velev ki, Kılıçdaroğlu yönetimi tutsa, parti AKP’yle uyumlu bir biçimde güçlenip ona rakip haline gelse, iktidar aynı operasyonu ona da çekecektir. Ancak bu imkansızdır. Kılıçdaroğlu’nun da bunun farkında olduğu ve CHP’nin yönetilmesinden çok yönetilemez hale gelmesi doğrultusunda adımlar attığı görülmektedir.

Biz CHP gerçeklerini siyasal ve ideolojik zeminde halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken, Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkanı olarak görmemiz mümkün değildir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu