
Kemal Okuyan: “Kara para, bahis ve uyuşturucu piyasası Türkiye ekonomisiyle bütünleşmiş durumda”
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV’de yayınlanan Komünist Bakış programında uyuşturucu, kara para ve bahis piyasalarının Türkiye’deki yaygınlığına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Programda Nevzat Evrim Önal’ın sorularını yanıtlayan Okuyan, son dönemde art arda yapılan uyuşturucu operasyonlarının yalnızca kriminal değil, aynı zamanda siyasi boyutları olduğuna işaret etti.
Son günlerde gerçekleştirilen operasyonların “suni gündem” olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Okuyan, ancak bu sürecin iktidar içi çekişmelerle bağlantılı olduğunu söyledi. Operasyonların zamanlamasının, iktidar içindeki güç mücadeleleriyle ilişkili olduğunu savunan Okuyan, aynı zamanda bu sürecin Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığının gündemden düşürülmesiyle de bağlantılı olabileceğini ifade etti.
“Çürüme söylemi yeni müdahalelere zemin hazırlanıyor”
Türkiye’de son dönemde “çürüme” tartışmalarının bilinçli şekilde öne çıkarıldığını belirten Okuyan, bu durumun toplumun yaşam alanlarına yönelik yeni müdahalelerin önünü açabileceği uyarısında bulundu. Güvenlik gerekçesiyle özgürlüklerin kısıtlanabileceğini dile getiren Okuyan, eğitimde gericileşmenin artmasının da bu sürecin bir parçası olabileceğini söyledi.
“Uyuşturucu son 30 yılda büyük bir toplumsal sorun haline geldi”
Uyuşturucunun Türkiye’de yeni bir olgu olmadığını, ancak büyük bir toplumsal sorun haline gelmesinin son 30 yılın meselesi olduğunu vurgulayan Okuyan, bu sürecin 12 Eylül sonrası dönemde şekillendiğini ifade etti. 1990’lı yıllarda kontrgerilla faaliyetleri, faili meçhul cinayetler ve Susurluk süreciyle birlikte uyuşturucu ticaretinin derinleştiğini belirten Okuyan, Afganistan kaynaklı uyuşturucu trafiğinin zamanla yerini Latin Amerika menşeli kokaine ve sentetik maddelere bıraktığını söyledi.
“Uyuşturucu, kara para ve bahis ekonominin parçası”
Uyuşturucu ticaretinin yalnızca bir “devlet sektörü” olarak ele alınamayacağını vurgulayan Okuyan, bunun çok büyük bir ekonomik alan haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin hem uyuşturucu tüketiminde hem de transit geçişte önemli bir ülke konumuna geldiğini belirten Okuyan, “Kara para, bahis ve uyuşturucu piyasaları Türkiye’nin kapitalist ekonomisiyle bütünleşmiş durumda” dedi.
Kara paranın nerede başlayıp nerede bittiğinin kapitalizm koşullarında ayırt edilemediğini söyleyen Okuyan, turizm ve inşaat başta olmak üzere birçok sektörün bu paralarla temas ettiğini dile getirdi. Özelleştirme süreçlerinde kaynağı belirsiz sermayenin sistem içine dahil edildiğini savunan Okuyan, bu nedenle mevcut düzenin uyuşturucuyla gerçek anlamda mücadele edemeyeceğini ifade etti.
“Uyuşturulmuş bir toplum işlerine geliyor”
Uyuşturucu kullanımının temel nedeninin çaresizlik ve umutsuzluk olduğunu vurgulayan Okuyan, 12 Eylül sonrası mücadele kültüründen uzaklaştırılan toplumun bağımlılıklara daha açık hale getirildiğini söyledi. Bahis, kumar ve uyuşturucunun, gelecek umudu olmayan kesimler için bir kaçış yolu olarak sunulduğunu ifade eden Okuyan, “Uyuşturulmuş bir toplum bu düzenin işine geliyor” dedi.
“Sorun ünlüler operasyonuyla çözülemez”
Uyuşturucu sorununa yönelik ünlü isimler üzerinden yürütülen operasyonların çözüm getirmeyeceğini belirten Okuyan, alkol yasakları ve aşırı vergilendirme politikalarının da uyuşturucunun önünü açtığını savundu. Sosyalist sistemlerde uyuşturucu sorununun yaygınlaşmadığını ifade eden Okuyan, bunun eğitim ve istihdam politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu dile getirdi.
TKP’nin tutumu: Sıfır tolerans
TKP’nin uyuşturucu ve her türden bağımlılığa karşı net bir tutum sergilediğini vurgulayan Okuyan, parti içinde şiddete, kumara ve uyuşturucuya sıfır tolerans uygulandığını söyledi. TKP’yi bir “okul” olarak tanımlayan Okuyan, genç kuşaklara örnek olma sorumluluğuna dikkat çekerek, “Bu ev Türkiye’nin aklı ve vicdanıdır” ifadelerini kullandı.






