Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımında ivme kaybı: Oran %36 seviyesinde

Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı uzun vadede artış gösterse de son yıllarda artış hızının yavaşladığına dikkat çekiliyor. İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Figen Yıldırım tarafından paylaşılan değerlendirmelere göre, kadın istihdamındaki sorun yalnızca iş yaratma politikalarıyla çözülemiyor; bakım yükü, ücret eşitsizliği ve kariyer engelleri gibi yapısal faktörlerin eş zamanlı ele alınması gerekiyor.

Türkiye’de oran %36 düzeyinde

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı 2002’de yaklaşık yüzde 27,9 iken 2023’te yüzde 35,8’e yükseldi. Son verilere göre oran yaklaşık yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Uzun vadede artış sürse de pandemi sonrası toparlanmanın sınırlı kalması nedeniyle son yıllarda artış hızının zayıfladığı belirtiliyor.

Küresel ve Avrupa karşılaştırması

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre küresel kadın işgücüne katılımı yaklaşık yüzde 50 civarında seyrediyor ve kadınlar ile erkekler arasında hâlâ önemli bir fark bulunuyor. Avrupa’da ise tablo daha farklı. Eurostat verileri, Avrupa Birliği ülkelerinde kadın istihdamının yüksek ve istikrarlı olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın Türkiye’de hem iş gücüne katılım hem de yönetici pozisyonlarında temsil oranı daha düşük seviyelerde kalıyor.

Yönetici pozisyonlarda cam tavan sorunu

Türkiye’de kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31-35 bandında seyrederken, kadınların yönetici pozisyonlarındaki payı yüzde 20’ler düzeyinde bulunuyor. Uzmanlara göre kadınlar yalnızca iş bulmakta değil, kariyer basamaklarında yükselmekte de ciddi engellerle karşılaşıyor. Toplumsal cinsiyet rolleri, görünmez önyargılar ve sınırlı kariyer fırsatları bu tabloyu güçlendiriyor.

Ücret eşitsizliği devam ediyor

OECD ve TÜİK verilerine göre Türkiye’de kadınların ortalama kazancı erkeklere kıyasla yaklaşık yüzde 15-20 daha düşük. Bu farkın temel nedenleri arasında kadınların düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşması, bakım sorumlulukları nedeniyle kariyer kesintileri ve yönetici pozisyonlarda düşük temsil yer alıyor.

Çözüm için bütüncül politikalar öneriliyor

Uzmanlara göre kadın istihdamında kalıcı artış için yaygın kreş hizmetleri, yaşlı bakım altyapısı, esnek ama güvenceli çalışma modelleri ve şeffaf ücret politikaları kritik önem taşıyor. Ayrıca mentorluk programları, kadın liderliğini destekleyen projeler ve eşit terfi sistemleri kadınların hem iş gücüne katılımını hem de kariyer ilerlemesini güçlendirebilecek temel adımlar arasında gösteriliyor.

Sonuç olarak Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı uzun vadede artış eğiliminde olsa da küresel ve Avrupa ortalamalarının gerisinde kalıyor. Uzmanlar, gerçek ilerleme için yalnızca istihdam sayısının değil, çalışma koşulları, eşit ücret ve kariyer fırsatlarının da eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu